Bundan altı yıl önce bir Covid belası ile boğuşmuştuk.
Sadece Çin’in başına bela olacağını sandığımız hiç tanımadığımız bir virüs, kısa sürede İtalya’ya da bulaşınca, Ummanlı yetkililerden hızla değişen talimatlar almaya başlamıştık:
“Milano’dan gelen uçaklar artık Salalah’a inemezler, artık İtalyan istemiyoruz Umman’da, havuzlarınızı kapatın, restoranlarınızı da”, derken neredeyse mevcut misafirlerimizi kovarcasına ülkelerine geri yolladık.
Hem de tüm otellerimiz doluyken.
Kısa bir sürede biz bize kalmıştık.
Corona hakkında yazmayan pek kalmadı sanırım. Bari ben de eksik kalmayayım diye, Covid-19 makale kuyruğuna gireyim dedim. Küresel etkisi hesaplanamayan şu kahrolası virüsün, Çin’in Wuhan adlı şehrinden, tüm dünyaya ihraç olacağı kimin aklına gelirdi bundan altı ay kadar önce.
Bence, Rusya fuarı ile karşılaştırıldığında Berlin’in pek borsalığı kalmamış gibi.
Neyse,bir\n fuar daha geride kaldı. Avrupa’nın en önemli turizm buluşması \nBerlin’deydi. Dünyanın Almanya’dan turist bekleyen en ufacık noktası \ndahil hepimiz koyu renk giysilerimizle Berlin sahnesindeki yerimizi \naldık.
Öger’in Türkiye’de ağırladığı Alman Medyası’na kafası bozulan Turizm Bakanı Ahmet Tan şöyle gürlemiş: “Alman turistlerden vazgeçer, gerekirse onların yerine Çin’den bile turist getiririz”. Mesut Yılmaz da geçtiğimiz yıllarda, Almanya’da, benzer bir kabadayılıkla, Türk Turizmine hatırı unutulmaz katkılarda bulunmuştu.
Stockholm Terminali’nde, Metin isimli bir taksi şoförünün arabasına denk gelince, şehir hakkında Türkçe bilgiler alabileceğimi sanarak sevinmiştim. Ancak Metin, Türkçe selamıma İngilizce karşılık verdi ve Türkçe konuşmadığını belirtti.